(4077 S. K. m. 3) (2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar:Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, doğalgaz abonesi olduğunu, doğalgaz satın almak için 05.06.2003 gününde davalının banka hesabına 49.682.200.000 TL para yatırdıklarını, ancak davalının bu parayı bloke ederek doğalgaz satmadığını, geçmiş dönemden borçlarının olmadığını, ancak davalının geçmiş dönemlere ilişkin gecikme cezası ve faizi için açtığı davaların halen derdest olduğunu ileri sürerek gaz verilmemesi işleminin tespiti ile davalının gaz satması suretiyle yarattığı muarazanın giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4077 s. kanunun 3/e maddesinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Davacı kamu kurumu olup, davalının sunmuş olduğu hizmetten ve maldan mesleki amaçlarla yararlandığından anılan yasada tanımlanan tüketici tanımına uymamaktadır. Bu sebeple olayda 4077 s. yasanın hükümlerinin değil, Borçlar Yasası genel hükümlerinin uygulanması gereklidir. Bu itibarla davada görevli mahkemede Tüketici Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesidir. O durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy