(2709 S. K. m. 48)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile Gülen Çiçekçilik adlı işyerini birlikte adi ortaklık biçiminde işletmekte iken 17.9.2002 günlü protokol ile ortaklığa son verdiklerini, davalının, ortaklıktan doğan haklarına karşılık 18.500.000.000 TL alarak ortaklıktan ayrıldığını, davalının Tuzla, Pendik, Kurtköy sınırları içerisinde farklı isimle de olsa çiçekçilik yapmayacağı, işçi, ortak v.s. biçimde çalışmayacağına dair taahhütte bulunduğunu ve bu taahhüdünün teminatı olarak kendisine 11.000 dolarlık senet verdiğini ancak daha sonra Tuzla caddesi üzerindeki İrem Çiçekçilikte çalışmaya başladığını ileri sürerek 11.000 doların tahsilini istemiştir.
Davalı, düzenlenen protokolün geçersiz olduğunu, zorla ve tehditle imzalatıldığını, çalışma hürriyetinin bu biçimde kısıtlanamayacağını, kaldı ki kendi adına, ortak olarak veya işçi sıfatıyla her hangi bir yerde çalışmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin çalışma hürriyetini kısıtlayıcı, hukuka aykırı olduğundan geçersiz bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında çiçekçilik işi ile ilgili bir adi ortaklığın varlığı, bilahare bu adi ortaklığın 17.9.2002 günlü protokol ile feshedilerek tasfiye edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Anılan protokolde Nazım Koçyiğit ortaklığın sona ermesinden itibaren Tuzla, Pendik, Kurtköy sınırları dahilinde farklı işletme adı veya unvanla da olsa kendi adına çiçek konusunda işyeri açmayacak veya aynı konuda faaliyet gösteren işletmelerde ortak, işçi veya herhangi bir sıfatla ticari faaliyette bulunmayacaktır.....Bu madde hükmüne uyulmasını sağlamak amacıyla 11.000 dolar bedelli senet imzalamış olup aykırı davranış halinde alacaklı İrfan senedi icraya koyacaktır. Hükümleri yer almaktadır. Davacı bu protokole dayanarak kendi edimini yerine getirip kararlaştırılan parayı davalıya ödemiştir. Ne var ki davacı davalının sözleşmede kararlaştırılan s. yerlerde çiçekçilik yapmayacağına dair taahhüdünü yerine getirmeyerek Tuzla Caddesinde İrem Çiçekçilikte çalıştığını ileri sürerek bunun teminatı olarak verilen cezai şartın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise protokolün zorla tehditle imzalatıldığını, kendisinin hiçbir yerde çalışmadığını, işyeri açmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Yerel Mahkeme düzenlenen protokolün çalışma hürriyetini engeller nitelik taşıdığını açıklayarak davayı reddetmiştir. Anayasanın 48. maddesi herkese dilediği alanda çalışma, sözleşme yapma ve özel teşebbüsler kurma serbestisi getirmiştir. Taraflar da Anayasanın getirmiş olduğu temel ilke ile BK. hükümlerine dayanarak aralarında bir sözleşme düzenlemişlerdir. Bu sözleşmede yukarda açıklandığı gibi 3 yerle sınırlı olmak üzere, davalıya memnuniyet konulmuştur. Sınırlı olarak getirilen bu kararlaştırma, davalının bu 3 yerin dışında iş yapmasını ve iş kurmasını engeller nitelikte bulunmadığından yerel mahkemenin kabulünün aksine bu yerlerle sınırlı olarak tarafları bağlar. Davalı bu yerlerin dışında her hangi bir yerde aynı işi yapabileceğinden bu sözleşmenin çalışma hürriyetine aykırı olduğu kabul edilemez. Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları, sıfatları gözetilmek suretiyle işin esasının incelenip sonucuna uygun bir karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçelere göre temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy