(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisi Fadıl Akbaş ile aralarında düzenlenen 11.7.1998 tarihli sözleşme ile murisin 20.6.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapımını üstlendiği, 3 parselde kayıtlı inşaattan B Bloktan bir daireyi satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, murisin 36 ayda inşaatı tamamlayarak daireyi teslim etmeyi, teslim edemediği taktirde ise, gecikme halinde ayda 400 DM kira karşılığı tazminat ödemeyi, ödediği daire bedelinin ödeme tarihindeki Amerikan Doları karşılığını senelik % 12'den hesaplanacak faizi ile birlikte ayrıca 10.000 Dolar cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, murisin 2.8.1999 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle inşaatın tamamlanmasının fiilen ve hukuken imkansız hale geldiğini, sözleşmeden doğan hakkını keşide ettiği ihtarname ile talep ettiğini, sonuç alamayınca alacağının ödetilmesi için giriştiği icra takibinde mirasçılardan Filiz ve Ali'nin miras payları oranında borcu kabul ettiklerini, davalıların ise takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların miras paylarına göre borçlu oldukları 3900 Amerikan Dolarının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 2.641.516.800.-TL içir takibin iptali ile, % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, sözleşmenin geçersiz olup, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini savunarak, haksız takipte bulunan davacının % 40 kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, 2.641.516.800.-TL'nin % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıların murisi olan müteahhit Fadıl Akbaş'tan 11.7.1998 tarihli harici Sözleşme ile daire satın aldığını, murisin 2.8.1999 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle inşaatın tamamlanmasının fiilen ve hukuken imkansız hale geldiğini, sözleşmeden doğan alacağının ödetilmesi için giriştiği icra takibine, davalı mirasçıların itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların miras paylarına göre borçlu oldukları 3900 Doların takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 2.641.516.800.-TL'ye vaki itirazın iptalini bu davada istemiştir.
Noterde düzenlenen 20.6.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bina inşaa eden müteahhitin, sözleşme gereğince kendisine düşen bağımsız bölümlerin 3. kişilere müteahhit tarafından yazılı sözleşme ile satılması durumunda bu sözleşme B.K.nun 162 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki niteliğinde kabul edildiğinden davacı ile davalıların murisi arasında düzenlenen sözleşme geçerli olup, tarafları bağlar. Ne var ki, yapılması düşünülen binanın sit alanında kaldığından, ortaya çıkan ifa olanaksızlığı nedeniyle sözleşme geçersiz hale gelmiş, murisin arsa sahipleri aleyhine açtığı tescil davası da, bu nedenle 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.2.2001 gün ve 1999/331 Esas, 2001/101 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Hal böyle olunca geçersiz sözleşmeye dayanarak davacının kira tazminatı ve cezai şart talebinin kabulüne, hukuken olanak yoktur. Ancak, sözleşmede davacı tarafından satış bedeli olarak ödenen paranın davacıya iadesi için yapılan kararlaştırma geçerli olup, tarafları bağlar. Satış bedeli olarak ödenen 3.250.000.000.-TL'nın bilirkişi raporu ile Dolar karşılığının 12.121 Dolar olduğu ve bu miktarın takip tarihine kadar yıllık % 12'den faizinin 3837 Dolar olmak üzere toplamı 15.598 Dolar olduğu hesap edilmiştir. Murisin mirasçıları tarafından 9600 Dolar ödendiği davacı ve davalıların kabulündedir. Öyle ise, mahkemece davacıya iadesi gereken miktar hesaplanırken, iade edilen dışında kalan miktardan davalıların miras paylarına düşen kısım belirlenerek, buna ilişkin davalıların takibe vaki itirazlarının iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- İ.İ.K.nun 67/2 maddesinde, itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca alacaklının kötüniyetinin varlığı iddia edilip kanıtlanamadığından davacının aleyhinde inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2 ve 3.bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy