(1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Mutlu Cengiz ve Av. İsmail Ağar gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı emlakçı Adıgüzel Bulut ile yaptığı 21.01.2003 tarihli sözleşme ile satış yetkisi kendilerinde olduğunu bildiren davalılardan 2024 Parsel numaralı taşınmazı 120.000.000.000 TL, 10 parsel numaralı taşınmazı 60.000.000.000 TL.ye satın almak üzere anlaştığını, 24.01.2003 tarihinde 2024 parselin tapusunu devraldığını, ancak parasını peşin olarak ödediği 10 parsel sayılı taşınmazın devrini alamadığını ve bu taşınmazın hazineye ait bir yer olduğunu öğrendiğini öne sürerek, 10 parsel taşınmaz için davalılara ödemiş olduğu 61.600.000.000 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ahmet Kurtul, dava dışı Huri Topçu'dan 120.000.000.000 TL.ye satın aldığı 2024 parsel sayılı taşınmazı 180.000.000.000 TL ye davacıya sattığını, iki taşınmaz değil sadece bir taşınmazı satıp parasını tahsil ettiğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Davalı Şule Ateşçi, 2024 parsel sayılı taşınmazı sahibinin verdiği vekalete dayalı olarak davacıya tapuda devrettiğini, kendi hesabına gönderilen havaleyi de diğer davalı Ahmet'e ödediğini, diğer parsel ile ilgisi olmadığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 61.600.000.000 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamından davalı Ahmet'in, dava dışı Huri Topçu'dan haricen satın aldığı 2024 parsel sayılı tapulu taşınmazı, davacıya sattığı, taşınmazın tapusunun da tapu malikinin vekil tayin ettiği diğer davalı Şule tarafından davacıya tapu devredildiği anlaşılmaktadır. Davacı, ödediği 180.000.000.000 TL.nin sadece 2024 parsel için olmadığını, tapusu kendisine devredilmeyen 10 parselinde satışa dahil olduğunu, davalıların 10 parselin tapusunun devrini sağlayamadıklarından bu taşınmaz için ödediği 60.000.000.000 TL.nin tahsili talebiyle bu davayı açmıştır. Davalı Ahmet sadece 2024 parseli satıp, tapusunun devrini sağladığını, ödenen bedelin bu parsele ait olduğunun ve diğer parseli satmadığını savunmuştur. 2024 parselin tapusunun davacıya devredildiği hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Öyle olunca davacı, davalı tarafından 10 parsel sayılı taşınmazında satıldığını, iddia ettiği gibi ödenen paranın 60.000.000.000 TL.sinin bu taşınmaza ait olduğunu yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı bu iddiasını kanıtlayacak herhangi bir yazılı delil getirememiştir. Davacının dayandığı 20.01.2003 tarihli sözleşme, davacı ile dava dışı Adıgüzel Bulut arasında düzenlenmiş olup, sözleşmede davalı imzası bulunmadığından davalıyı bağlamaz. Öyle olunca davacı iddiasını kanıtlayamamıştır. Ne varki davacının, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı anlaşıldığından, davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davalı Şule'nin satıcı sıfatıyla değil, sadece tapu intikalini sağlamak üzere, tapu malikinin vekili olarak tapu dairesinde işlem yaptığı ve davacının havale ile gönderdiği parayı alarak, diğer davalı Ahmet'e intikal ettirdiği anlaşılmaktadır. Olayda vekil olarak bulunmuştur. BK.nun 32/1 maddesi hükmüne göre, selahiyettar bir mümessil tarafından, diğer bir kimse namına yapılan akdin alacak ve borçları o kimseye intikal eder. Bu durumda davalı Şule'ye husumet düşmez. Mahkemece Şule hakkında ki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 400 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy