(1136 S. K. m. 167)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, üçüncü kişideki alacağının tahsili için davalıya vekaletname verdiğini, davalının vekil olarak açtığı davayı sonuçlandırdığını, kesinleşen mahkeme kararını icraya koyduğunu ve parayı tahsil ettiğini, ancak tahsil ettiği parayı kendisine vermediğini ileri sürerek 2.000.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini, birleştirilen davada ise 2.500.000.000 TL manevi tazminatın davacı karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Adana Baro Hakem Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık avukatlık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasına göre bu tür uyuşmazlıkların hukuki yardımın yapıldığı yer barosu Hakem Kurullarınca çözümleneceği açıklanmıştır. Ancak kararın temyiz aşamasında Anayasa Mahkemesi 10.7.2004 tarihli resmi gazete de yayınlanan 3.3.2004 tarih ve 2003/98 esas, 2004/31 karar sayılı karı ile Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasa ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasının ilk tümcesinin iptaline karar verilmiş, aynı kararın 1. bendinde ise 1. fıkranın ilk tümcesinin iptali nedeniyle uygulama olanağı kalmayan maddenin kalan bölümlerinin de iptaline karar verilmiştir. Bu karar Anayasanın 153. maddesi gereğince resmi gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş olup iptal kararı ile uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilen Baro Hakem Kurullarının hukuki varlıkları son bulmuştur. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Öyle ise mahkemece işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Dava dilekçesinin yazılı gerekçe ile görev yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy