(818 S. K. m. 313, 344, 345)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının yanında sözlü hizmet akti ile 15.09.1994 tarihinden beri çalıştığını, iş göremez hale gelince çocuklarının büyüdüğü ve işe yaramadığı gerekçesiyle 08.08.2003 tarihinde işten çıkarıldığını ileri sürerek 4.000.000.000 TL maddi 2.000.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı yan cevabında; ev hizmetlerinde çalışmanın iş kanununa tabi olmayı gerektirmeyeceğini, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, haftada ( 2 ) gün ev hizmetlerinde çalışmış olup, çocukların bakıcısının ayrı olduğunu, davacının ev işleri yaptığını, 2003' den itibaren aylığının 700.000.000 TL olup, bayramlarda da yarım ikramiye verildiğini, yaz aylarında haftada ( 1 ) gün geldiğini, yüksek aylık ödendiğini, davacının kendisini isteğe bağlı sigortalı ettirdiğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK.nun 345. maddesi uyarınca bilirkişi raporuyla hesaplanan 1.591.291.091 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki ihtilaf BK. nun 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet aktinden kaynaklanmakta olup, davacının 15.09.1994-08.08.2003 tarihleri arasında davalının ev hizmetlerinde çalıştığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık hizmet aktinin haklı sebeple feshedilip edilmediği ve davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususunda toplanmaktadır.
BK.nun 344. maddesi, "muhik sebeplerden dolayı gerek işçi gerekse iş sahibi, bir ihbara lüzum olmaksızın her vakit akti fesh edebilir. Ezcümle, ahlaka müteallik sebeplerden dolayı yahut hüsnüniyet kaideleri noktasından iki taraftan birini artık akti icra etmemekte haklı gösteren her hal, muhik bir sebep teşkil eder. Su gibi hallerin mevcudiyetini hakim taktir eder. Fakat işçinin kendi kusuru olmaksızın duçar olduğu nispeten kısa bir hastalığı yahut kısa müddetli bir askeri mükellefiyeti ifa etmesi, muhik sebep olarak kabul edemez." hükmü, "BK. nun 345/1 maddesinde ise; "Muhik sebepler, bir tarafın akite riayet etmemesinden ibaret olduğu taktirde, bu taraf diğer tarafa onun akit ile müstahak iken mahrum kaldığı feri menfaatler de nazara alınmak üzere. Tam bir tazminat itasıyla mükellef olur." hükmü, ve yine anılan maddenin 2. fıkrasında ise, "bundan başka hakim vaktinden evvel feshin mali neticelerini, hali ve mahalli adeti göz önünde tutarak taktir eder." hükmü vazedilmiştir.
Somut olayımızda; davacının ev işlerinde çalışmakta iken ellerinin iş göremez hale geldiği ve özellikle sağ elinin bileğinin rahatsız olduğu dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, davalı tanıkları da davacının ev işleri yapmakta iken rahatsızlığı sebebiyle kendi isteği ile ayrıldığını bildirmişlerdir. BK.nun 344. maddesindeki koşullar değerlendirildiğinde davacının rahatsızlığı nedeniyle işi bıraktığını açıklaması karşısında biran için aktin davalı tarafından fesh edildiği kabul edilse bile, feshin muhik sebeple yapıldığının kabulü gerekir. Böyle olunca, davacı BK.nun 345/1. maddesinde düzenlenen "muhik sebebe" dayalı bir tazminat isteyemeyeceği gibi, aktin süreli olmaması nedeniyle BK.nun 345. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen "vaktinden evvel fesihle ilgili" talepte bulunması da mümkün değildir. İhbar tazminatı koşulları da oluşmadığına göre mahkemece davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy