(1086 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasındaki ortaklığın sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile noterde 5.11.1999 tarihli adi ortaklık sözleşmesi akdettiklerini, ortaklığın sermayesinin 35.000 DM değerinde kepçe olup %50'şer olarak taraflarca konulduğunu, ortaklıktan hissesine düşen kar payını davalının ödemediğini, aralarında hiç hesap görülmediğini ileri sürerek, B.K. 537 ve 538. maddesi uyarınca adi ortaklığın feshini ve tasfiyesini istemiş, birleşen dava dosyasında da davalının tek başına kepçeyi kullanarak kazanç sağladığından ortaklık hissesine isabet eden 20.000.000.000 TL kar payı miktarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile imzaladıkları 5.11.1999 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin doğru olduğunu, davacının ortaklığa sermaye olarak konulan kepçenin taksitlerini ödemediğini, tüm ödemeleri kendisinin yaptığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında yapılmış olan adi ortaklığın tasfiyesine bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın bakiye miktardan borçlu olduğu tespit olunduğundan hissesine düşen bedelin tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tasfiye sonucu davacının borçlu olduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yaptırılan 14.5.2003 tarihli birinci bilirkişi raporuna karşı 23.5.2003 tarihli celsede taraf beyanları alınırken, davalı vekili rapora karşı bir diyeceklerinin olmadığını, davacının 6400 DM alacağı olduğu kabul ettiklerine dair beyanda bulunmuştur. Bu beyan davalı tarafı bağlar. Bu durumda tarafların delilleri ile adi ortaklığın kayıt ve belgeleri toplanıp konusunda uzman bilirkişiden taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy