(2004 S. K. m. 67) (7201 S. K. m. 21, 23) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 33)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Mehmet Yılmaz tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankanın aleyhine açtığı alacak davasında borcunun bulunmadığı ve fazla tahsilat yapıldığının anlaşıldığını, bu nedenle işlemiş faiz ile birlikte toplam 3.000.000.000 TL. nın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı Mehmet Yılmaz tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1.fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle Tebligat Kanununun 23. ve Tüzüğün 33. maddeleri hükmünde de dava dilekçesinin davalı Mehmet Yılmaz'a tebliğine ilişkin tebligat parçası incelendiğinde muhatap tevziat saatlerinde kendisinin veya aile sakinlerinin şehre gitmesi nedeni ile tebliğ evrakının tebligat kanunun 21. maddesine göre muhtar Ramazan Çabuk imzasına teslim edilerek 2 nolu ihbarname muhatabın kapısına yapıştırılarak tebliğ edilmiş ve en yakın komşusu Sefer Ayaz'a haber verilmiştir. İbarelerinin yazıldığı komşunun beyan ve imzasının alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda az yukarıda açıklanan şekilde Tebligat Kanunu 21. maddesi ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun olmayan şekilde yapılan tebligatın geçerli olduğu kabul edilemez. Dava dilekçesi geçerli şekilde davalı Mehmet Yılmaz'a tebliğ edilmeden yargılama yapılarak hüküm verilmesi davalı Mehmet Yılmaz'ın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. O halde dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde davalıya tebliği ile savunma hakkı tanındıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilerek yazılı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1. bentte açıklanan nedenle davalı Mehmet Yılmaz yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy