(743 S. K. m. 853)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının aldığı araç kredisi borcunu ödemediğini, menkulün paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, rehin tarihinde yürürlülükte olan 743 sayılı MK 853. md gereğince taşınır zilyetliğinin alacaklıya devri suretiyle rehin edilebileceği, ancak olayda aracın davalıya bırakıldığı bildirildiğinden rehin sözleşmesinin geçersiz olduğu ve geçersiz sözleşmeye dayanılarak takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 17.7.2000 tarihli kredi sözleşmesinin yapıldığı ve 28.8.2000 tarihli rehin senedinin düzenlendiği, .. ... ... plakalı araç üzerine davacı banka lehine rehin konduğu tartışmasızdır. Davacı ödenmeyen kredi ve rehin sözleşmesi için İcra takibi yapmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Mahkemece her ne kadar eski MK 853. md gereğince aracın zilyetliğinin alacaklıda olmaması gerekçe gösterilerek" davanın reddine karar verilmişse de, dosyaya ibraz edilen 28.8.2000 tarihli yedieminlik teslim ve tesellüm tutanağı ile aracın rehin alacaklısı banka adına muhafazası için davalı eşi ve kefili olan A. 'na teslim edilmiş olduğu görülmektedir. Ayrıca Yargıtayın yerleşmiş uygulamasına göre rehin sözleşmesinin MK 853. md gereği kurulabilmesi için aracın zilyetliğinin devrinin alacaklıya geçmiş olması yeterli olup, aracın münhasıran alacaklıya teslimi gerekmemektedir. Banka bu şekilde rehin konusu aracın dolaylı zilyedi olabilmekte ve bu kişi aracılığı ile zilyetliğini sürdürmektedir. Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, madde hükmünün yanlış değerlendirilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy