(4077 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketin elemanlarının yaptıkları ikna çalışmaları sonucunda sağlıklı düşünme fırsatı bulamadan grup toplantısında kendisine 13.5.2004 tarihli devre tatil sözleşmesi imzalatıldığını, imzalanan sözleşmede indirimli fiyat uygulanacağı vaadi ile sözleşme 27.06.2004 tarihinde imzalandığı halde 13.05.2004 tarihinin arttırıldığını, cayma hakkını kullanmasının engellenmek istendiğini, 4077 sayılı Kanuna göre kapıdan satış hükümlerine uyulmadığını bildirip, sözleşmenin iptaline, ödediği 600 Euro'nun faizi ile tahsiline, ödenmeyen 40 adet senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı satışın kapıdan satış olmadığını, sözleşme tarihini davacının yazdığını, süresinde cayma hakkını kullanmadığını, davacı taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kapıdan satış sözleşmesi olarak düzenlenen sözleşmeden cayma hakkını kullanarak dönmek isteğinin davalı tarafından kabul edilmediğini savunarak, bu davayı açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 13.05.2004 tarihli devre tatil sözleşmesinin kapıdan satış sözleşmesi olarak düzenlendiğini ibraz edilen sözleşme asıllarından sözleşmenin 13.5.2004 tarihinde düzenlendiği, sözleşmenin düzenlendiği yer konusunda sözleşmede bir açıklık bulunmamakta olduğu, ancak sözleşmenin birinci sayfasında 2. madde başlıklı düzenlemelerden, cayma hakkını düzenlediği, bundan da sözleşmenin kapıdan satış şeklinde düzenlendiği ve davacı iddiasının doğrulandığı anlaşılmaktadır. Zira satış, kapıdan satış olmasa idi davalı satıcının cayma hakkını düzenlenmesine gerek yoktu. Satıcının cayma hakkını düzenleme ihtiyacını duyması, satışın kapıdan satış olduğunu gösterir. Bu hususu davalı satıcının bilmediği de söylenemez. Ancak düzenlenen cayma hakkı 4077 sayılı yasanın 9. maddesi ile yasaya dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine de uygun değildir. Sözleşme metninde matbu bölümde davalının işyerinde düzenlendiği yazılı ise de tanzim yeri bölümü boş bırakılmıştır. Sözleşme 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlendiğinden geçersizdir. Öyle olunca kapıdan satış şeklinde düzenlenen ve henüz davacı alıcının tatil hakkını kullanmadığı sözleşmeden, her zaman için dönme hakkı vardır. Mahkemece bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy