(4077 S. K. m. 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalılar Metin Elyakar ve Ali Senelmas avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekil avukat Ali Sami İnce ile davacı vekili avukat Hürrem Sultan Kalemci gelmiş, diğer davalılardan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacı Ahmet Bilgin, davalılardan arsa sahibi olan M.Erdal Ural ve Oktay Ural ile yüklenici davalılar Metin Elyakar ve Ali Şenalmas arasında 1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde 22 adet villa yapılması hususunda 4.2.1999 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, yükleniciler hissesine isabet eden 5 numaralı konutu yüklenicilerden satın aldığını, inşaatın bitim tarihinin 1.6.2001 tarihi olarak belirlendiğini, 18.1.2001 tarihi itibariyle 23.120.000.000 TL ödediğini, ancak bağımsız bölümün kendisine teslim edilmediği gibi diğer davalı Fevzi Işıklı'ya yükleniciler tarafından satıldığını ileri sürerek sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespitini, 5 numaralı bağımsız bölümün adına tescilini, bunun olmaması halinde fazlası saklı kalmak üzere 30.000.000.000 TL ile sezonluk kira bedeli olan 6.000.000.000 TL.nın tahsilini, binanın yapılması için harcanan miktarın tesbitini, müdahalenin ve muarazanın önlenmesini istemiş, birleşen davada ise davacı Birsen Işıklı yüklenici davalılar 5 numaralı bağımsız bölümü kendisine sattıklarını, satış bedeli olarak davalı yüklenicilere 60.000.000.000 TL ödediğini belirterek asıl davanın davacısı Ahmet Bilgin ile yüklenici davalılar arasındaki temlik sözleşmesinin iptalini, 5 numaralı bağımsız bölümün adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde raiç değerin ve 25.000.000.000 TL cezai şartın yüklenicilerden tahsilini istemiştir.
Mahkemece her iki dava dosyasının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda asıl davada davacı Ahmet'in davalı arsa sahipleri ile diğer davalılar Fevzi Işıklı ve Birşen Işıklı aleyhine açtığı davanın husumet yönünden reddine, tapu iptal ve tescil davasının reddine, 50.074.288.110 TL.nın davalı yükleniciler Metin Elyakar ve Ali Şenalmas'tan tahsiline, birleşen davada ve davacı Birsen Işıklı'nın davalılar Ahmet Bilgin, M.Erdal Ural ve Oktay Ural aleyhine açtığı davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar Metin Elyakar ve Ali Şenalmas aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile 1 parsel numaralı taşınmazda bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün davacı Birsen Işıklı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalılar Metin Elyakar ve Ali Şenelmas tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi veya tüketici davalarına bakmaya yetkili bir mahkeme var ise görevsizlik karar verilmesi yok ise davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1 nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy