(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, haricen sattıkları araç nedeniyle davalının açtığı dava sonucunda aracın teslimi şartıyla ödenen satış bedelinin iadesine karar verilip kesinleştiğini, davalının aracı iade etmemesi üzerine kesinleşen kararı icra takibine koyup ödemeleri gereken parayı da icraya yatırdıklarını, davalının icraya itirazı üzerine icra tetkik Merciinin takibi iptal ettiğini öne sürerek, dava konusu aracın teslimi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin, aracın davalıya teslim edildiği tarihten itibaren geçen sürede aracın günlük getireceği kazanç nedeniyle yoksun kalınan karın yine araçtaki değer kaybının hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar, haricen davalıya sattıkları araç nedeniyle davalı tarafından aleyhlerine açılan Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1056 esas 2003/189 karar sayılı dosyası ile aracın kendilerine iadesine, satış bedelinin de davacı alıcıya verilmesine karar verilip, kesinleşmesine rağmen davalının aracı iade etmediğini kararın infazı için iade etmeleri gereken parayı icra dosyasına depo edip aracın iadesini istedikleri halde, davalının takibe itiraz ettiğini ve İcra Tetkik Merciince takibin iptal edilip kararın 6.1.2004 tarihinde kesinleştiğini bildirerek, aracın kendilerine teslimi ile değer kaybı ve yoksun kalınan karın hesaplanarak tahsili talebiyle bu davayı açmışlardır. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında kesinleşen Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1056 esas 2003/189 karar sayılı karar dava konusu ile bu davanın konusu aracın iadesi dışında farklılık arz etmekte ve davacılar değer kaybı ile yoksun kalınan kar kaybını da talep etmişlerdir. HUMK.nun 237. maddesi gereğince kesin hükümden söz edebilmek için davaların, taraflarının, müddeabihinin ve konusunun aynı olması lazımdır. Her ne kadar her iki davanın tarafları aynı ise de konuları ve talep edilenler farklıdır. Somut olayda her iki davanın konusu bakımından kesin hüküm bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek kesin hükme konu teşkil etmeyen davacılar talebi hakkında taraf delilleri toplanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazların reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy