(818 S. K. m. 61, 64)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar murisi ile yapılan 1.1.1988 günlü kira sözleşmesi gereği kiracısı olduğu taşınmazın, 7.2.2001 tarihinde mirasçı davalılar tarafından diğer davalı şirkete 07.02.2001 tarihinde satıldığını, 1.3.2001de tahliye edilmesi konusunda anlaştıklarını, tahliye sırasında davalı şirketin müdahalesi nedeniyle kendilerince yapılan sökülüp götürülebilecek imalatların sökülemediğini, mahkemece tespit ettirilen 25.383.000.000 TL.nin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, şirket taşınmazı mevcut haliyle satın aldığını, davalı kiralayan mirasçıları ise taşınmazı sattıklarını, ayrıca kira sözleşmesinin dava dışı şahısla yapıldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı şirket için davanın kısmen kabulüne, kiralayan mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılar murisinden kiraladığı taşınmaza yaptığı faydalı ve zaruri giderlerin ödetilmesini talep etmiş, mahkemece bilirkişi vasıtasıyla tespit edilen giderlerin davalı satın alan şirketten tahsiline karar verilmiştir. Oysa davalı şirket, taşınmazı mevcut haliyle görerek satın almıştır. Bu durumda davacı kiracı tarafından taşınmaza yapılan faydalı ve zaruri giderlerin, taşınmazın satış bedeli içinde kaldığının ve somut olayda sebepsiz zenginleşenin davalı kiralayan mirasçıları olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece taşınmaza yapılan depo ve eklentilerinin maliyetinden davalı kiralayan mirasçılarının sorumlu olduğu taşınmazı kiralayan mirasçılarından satın alan davalı şirketin sorumlu olmadığı gözetilerek, davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözardı gedilerek, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy