(818 S. K. m. 61, 62/1)
Dava: Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı şahsın davalıdan aldığı kredi kartına 50.000.000 TL. limitte kendisinin kefil olduğunu, kart hamilinin ölümü sonrası davalı bankanın sıkıştırması sonucu bankaya 820.000.000 TL. ödemek zorunda kaldığını kart hamilinin mirasçıları aleyhine açtığı davanın 50.000.000 TL. üzerinden kabul edildiğini, bankanın 770.000.000 TL. nı iade etmesi gerektiğini ileri sürerek 770.000.000 TL. nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kendi iradesi ile ödeme yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunun 62/1 maddesi borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez hükmünü getirmiştir. Dava konusu olayda, davalının davacı aleyhine icra takibi yaptığı veya onu ihtar çekerek temerrüdü düşürdüğünü iddia ve ispat edilmemiştir. Başka bir deyişle davacının icra baskısı sonucu dava konusu miktarı ödediği hususunda her hangi bir delil sunulmamıştır. Öte yandan davacı parayı öderken herhangi bir ihtirazı kayıtta ileri sürmemiştir. Bu durumda davacının dava konusu miktarı rıza ve iradesiyle ödediğinin kabulü zorunludur. Mahkemece, davacının ödemeyi yaparken her hangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy