(818 S. K. m. 484)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka, davalı Yamaner Uludoğan ile yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesini diğer davalı Hasan Uludoğan'ın kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarının davalılara tebliğ edildiğini, ödenmeyen toplam 5.689.988.007 TL. alacaklarının davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Yamaner Uludoğan davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, asıl borçlu davalı Yamaner Uludoğan'ın dava tarihi itibariyle davacıya toplam 3.661.806.955 TL. borçlu olduğunun tespiti ile bu miktarın davalı Yamaner'den tahsiline, dava tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yıllık %83,28 oranında faiz işletilmesine, kefil Hasan Uludoğan'ın dava tarihi itibariyle 2.732.064.000 TL. borçlu olduğunun tespiti ile bu miktarını davalı Hasan'dan tahsiline, dava tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yılık %83,28 faiz işletilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Yamaner Uludoğan'ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı Hasan, davalı Yamaner'e ait kredi kartı üyelik sözleşmesinin kefilidir. Üyelik sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu limit gösterilmemiştir. BK. 484. maddesi gereğince kefaletin geçerli olabilmesi için sözleşmenin yazılı şeklide yapılması ve kefilin sorumlu olacağı muayyen miktarın (limitin) gösterilmesi zorunludur. Aksi halde sözleşme kefil acısından geçersizdir. Alacaklının kefalet limiti gösterilmeyen sözleşmeye dayanarak kefilden talepte bulunması mümkün değildir. Öyle olunca yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince davalı kefil Hasan'dan talepte bulunulması mümkün değildir. Mahkemece bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalı Yamaner Uludoğan'ın temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle kararın davalı Hasan Uludoğan yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy