(818 S. K. m. 86)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, 1998-2000 tarihleri arası kira bedellerini 26.6.2000 ve 6.7.2000 tarihli makbuzlarla ödediği halde davalı tarafça 1.5.2000 tarihinde başlatılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine aynı döneme ilişkin olarak mükerrer olarak 2.196.856.000 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek icra dosyasına ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, ibraz edilen ödeme belgelerinde yazılı olan 500.000.000 TL ve 600.000.000 TL'lik ödemelerin doğru olduğunu, ancak bu bedellerin icra takibine konu aylardan önceki döneme ait borçlara karşılık yapıldığını, icra takibine konu dönemle ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ibraz edilen 6.7.2000 tarihli makbuzda yazılı 500.000.000 TL miktarlı ödemenin 310.000.000 TL sinin icra takibine konu döneme ilişkin olarak yapıldığının kabulü ile icra dosyasına yatan miktara oranlanmak suretiyle bulunan ve mükerrer ödendiği anlaşılan 550.94 YTL'nin son ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 1.5.2000 tarihinde, davalı kiralayan tarafından hakkında başlatılan icra takibine konu dönemden sonra 26.6.2000 tarihli makbuzla da 600.000.000 TL ödeme yaptığını ve bu ödemenin de icra takibine konu olan döneme ait olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise bu ödemenin, icra takibinden önceki aylara ait olduğunu bildirerek ödemenin icra takibine konu ayları kapsamadığını bildirmiştir. Davacının dayandığı 26.6.2000 tarihli belgede alınan paranın hangi aylar kirasına mahsuben alındığı belirtilmemiştir. B.K'nun 86. maddesinin 1. fıkrasında Kanunen bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir günü mahsup gösterilmediği takdirde tediye; muaccel olan borca mahsup edilir. Müteaddit borçlar muaccel ise tediye; borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edilir. düzenlemesi mevcuttur. Açıklanan yasa hükmü gereğince, borçlunun icra takibi yapılan 1.5.2000 tarihinden sonra, 26.6.2000 tarihinde alacaklıya yaptığı 600.000.000 TL miktarlı ödemenin icra takibine konu olan aylar kirasına mahsuben yapıldığının kabulü gerekir. Hayatın olağan akışına göre de kira alacağı olan kiralayanın, tüm alacağını icra takibine konu etmesi gerektiği gibi icra takibi varken yapılan ödemeyi kabul eden alacaklı kiralayanın, bu ödemenin icra takibinden önceki aylar kirasına mahsuben alındığını da makbuza yazması gerekir.
Makbuzda böyle bir açıklama bulunmadığına göre yapılan bu ödemenin de icra takibine konu aylara ait olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle makbuzun icra takibinden önceki aylar kirasına mahsuben verildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy