(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait mecuru 2002 yılı kasım ayında tahliye ettiğini, hiçbir borcu olmamasına rağmen, kira alacağı ile ilgili olarak davalının kendisi hakkında takip başlattığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 2000 yılından itibaren birikmiş kira borcu bulunduğunu, mecurun halen dahi tahliye edilmediğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının borçlu olmadığını yasal delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı, 26.11.2002 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde, her biri 12 aylık olmak üzere, 2000 yılına ait aylık 30.000.000 TL, 2001 yılına ait aylık 40.000.000 TL ve 2003 yılına ait de aylık 50.000.000 TL üzerinden, ödenmeyen toplam 1.190.000.000 TL kira bedellerinin, birikmiş faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiş, davacı ise, yıllık kira bedelinin 75.000.000 TL olduğunu, mecuru 2002 yılı kasım ayında tahliye ettiğini, tüm kira bedellerini ödediğini savunmuştur. Bu durumda kiracının, kiralananı tahliye ettiğini ve tüm kira bedellerini ödediğini, kiralayanın ise her bir yıla ilişkin kira bedellerinin takipte bildirdiği miktarlar üzerinden olduğunu ispat etmesi gereklidir. Kiracı, mecuru tahliye ettiğini ve tüm kira bedellerini ödediğini ispat edememiştir. Taraflar arasındaki 1.11.2000 tarihli kira sözleşmesinde kira bedelinin aylık 6.250.000 TL, yıllık ise 75.000.000 TL olduğu yazılı olup, artışa ilişkin herhangi bir hüküm mevcut olmadığından kiralayan da kira bedellerinin takipte bildirdiği miktarlar üzerinden olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Nitekim mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 2000-2001 yılı kira bedeli, sözleşmede belirtildiği gibi aylık 6.250.000 TL üzerinden, 2001-2002 ve 2002-2003 kira bedelleri ise vergi dairesi yazısı gereğince aylık 200.000.000 TL üzerinden hesaplanmış olup, davalının temyizi bulunmadığından, davacının da bu yöne ilişkin itirazı olmadığından, kira bedellerinin belirtilen bu miktarlar üzerinden olduğunun kabulü zorunludur. Ne var ki bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle değil, hacizli malların satışı sonucunda bir kısım tahsilatın yapıldığı 13.5.2003 tarihi itibariyle ödenmeyen kira bedelleri ile bunların faizleri üzerinden hesap yapılmış olması doğru değildir. O halde mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak, ödenmediği kabul edilen kira miktarları ve bunların işlemiş faizleri üzerinden takip tarihi (26.11.2002) itibariyle davacı kiracının borçlu olduğu miktar tesbit edilmeli, bulunacak miktarın üzerindeki takip miktarı yönünden davanın kabulüne karar verilmelidir. Açıklanan bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın tümüyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibi, ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmadığı halde, alacaklı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4- Davalı, asıl alacak 1.190.000.000 TL ile birikmiş faiz 862.600.000 TL toplamı olan 2.052.600.000 TL üzerinden, takipten itibaren işleyecek faiziyle birlikte takip başlatmıştır. Mahkemece davacının açmış olduğu menfi tesbit davası tümüyle reddedilmek suretiyle, toplam alacak üzerinden faiz yürütülmesine neden olunmuştur ki bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, kabul şekli bakımından bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy