(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankaya olan kredi kartı borcunu ödeyemediğini, davalının 24.5.2004 tarihli kat ihtarnamesiyle 1.244.166.632 TL. na ulaşan borcun ödenmesini istediğini, bunun üzerine istenilen borcun ve noter masrafının karşılığı toplamı olarak 1.276.000.000 TL. ödemede bulunduğunu ve borcu kapattığını, buna rağmen davalının aynı borç nedeniyle kendisine karşı yeniden icra takibi başlattığını ileri sürerek borçsuzluğunun tespitine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının davaya konu parayı kredi kartı hesabına değil mevduat hesabına yatırdığını, icra takibinden sonra davalının başvurusu üzerine durumdan haberlerinin olduğunu icra dosyasında gerekli mahsubu yaptığını davacının 70.000.000. TL. işlemiş faizden ve 32.467.632. TL. ihtar masrafından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödeme dekontuna borcun kredi kartı borcuna karşılık yatırdığına ilişkin şerh düşürtmesine rağmen davalının kötü niyetli olarak takip başlattığını gerekçe gösterilerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine %40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı, davacıya gönderdiği 24.52004 tarihli ihtarnamesinde ihtarname tarihi itibariyle 1.244.166.632 TL. na ulaşan borcu işleyecek faizi ve noter masraflarıyla birlikte ödemesini istemiş, bunun üzerine de davacı 9.6.2004 tarihinde istenilen 1.244.166.632 TL. borç ve noter masrafı olarak davalı hesabına 1.276.000.000 ödemiştir. Bu husus davacının da kabulündedir. Hal böyle olunca davacı, ödediği asıl borcun 24.5.2004 gününe kadar işlemiş faizinden de sorumludur. Mahkemece işlemiş faiz hesabı yapılmaksızın davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- İİK. 72/5 maddesi hükmünce menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması durumda talep üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Somut olayda davalının yaptığı icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğine göre davacı yararına tazminata hükmedilmemiş gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy