(2675 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 151) (818 S. K. m. 20, 504)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Ömer Öcel gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, İngiltere'deki şirketlerine ait casinoda davalının kumar oynadığını, borcuna karşılık 18.2.2001 tarihli 35.000 sterlin bedelli çek verdiğini, ibrazında karşılığının bulunmadığını ve buna ilişkin şerh düşüldüğünü, 2675 sayılı MÖHÜK 2/1 maddesi gereği İngiltere Hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürerek, 35.000 sterlin alacağın 18.2.2001 tarihinden işleyecek yıllık % 12 döviz faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu senedin çek şeklinde düzenlendiği, dolayısıyla borç doğuran sebepten mücerret bulunduğu, çeke dayalı alacak hakkının tahsil edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı, 27.11.2002 tarihli dava dilekçesinde, 21.3.2003 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davalının kumar oynadığını, borcuna karşılık dava konusu çeki verdiğini ve söz konusu çekin bu nedenle düzenlenmiş olduğunu HUMK. 151/son maddesine uygun bir şekilde imzalı beyanı ile açıklayıp kabul etmiştir. Davalı da senetteki temel borç ilişkini bu kumar borcuna dayandırmıştır. Uyuşmazlık kumar borcundan kaynaklanmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu doğrultudadır. Kumar ve bahis eksik (tabii) borç doğuran akitlerdendir. Kumar ve bahis borcunun eksikliği savunması bir defi değil, bir itiraz oluşturur. Varlığı yargıç tarafından görevinden ötürü dikkate alınır. Böyle bir savunmayı ortaya atmak da hakkın kötüye kullanılması sayılmaz. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, BK. 20/1 maddesi ve BK. 504 maddesi hükmüne göre kumar için bilerek yapılan avanslar ve ödünç verilen akçeler alacak tevlit etmez. Çek bir ödeme vasıtası olup, mücerret borç ikrarını havi bir vesika değildir. Davaya konu çek kumar borcu karşılığı düzenlendiğine göre, davacı buna müsteniden hiçbir hak talep edemez. (BK 505 madde) O nedenle, mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şeklide tahsile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. İtirazlarının reddine, 2.bent gereği kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine peşin harcın istek halinde iadesine, 30.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy