(818 S. K. m. 104, 113)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının doğalgaz tüketim bedellerini faturada bildirilen son ödeme tarihinden sonra ödediğini, bu nedenle gecikme zammı ve KDV'si toplamı 930.434.310 TL' nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme zammı ve KDV uygulanamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, gecikme zammı ve KDV toplamı 884.571.637 TL. nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyaya celp edilen taraflar arasındaki 30.9.1999 tarihli abone sözleşmesinde 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme zammı ödeneceğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Dosya içeriğinde ise davalının imzasının bulunduğu bir sözleşme ekine rastlanmamış imza bulunmayan matbu sözleşmenin 3. maddesindeki kararlaştırmaya göre 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı hesabı yapılarak karar verilmiştir. Mahkemece öncelikle, varsa davalı imzasını havi sözleşme eki getirilip 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme zammı ödeneceğinin kararlaştırılmış olup olmadığına bakılmalı, böyle bir durum yoksa istenen gecikme zammının faiz niteliğinde olduğu gözetilerek, BK.nun 113/2 maddesi hükmüne göre asıl borç ödeme vesair nedenlerle sona erdiği takdirde onun fer'ileri de düşmüş sayılacağından bu hususun ve aksi takdirde davalının temerrüde düştüğü tarihin saptanarak temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz talep etme hakkının bulunduğu gözetilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Kabul şekli bakımından; 6183 sayılı yasa gereğince hesaplanan gecikme zammı faiz niteliğindedir. Hal böyle olunca BK.nun 104/son maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi mümkün değildir. Yine taraflarca karalaştırılan vekalet ücretinin içinde KDV'nin dahil olduğunun kabulü zorunludur. Böyle olunca mahkemece takdir edilen vekalet ücretine ayrıca KDV eklenmesi de yanlış olup bozmayı gerektirir.
3- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.ve 2. bentte açıklanan nedenlerden temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 3. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy