(4822 S. K. m. Geç. 1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka, davalıya tüketici kredisi verdiğini, kredinin geri ödenmediğini, bu nedenle yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Her olay vuku bulduğu, sözleşmelerde yapıldıkları tarihteki duruma göre değerlendirilir. Davacın dayandığı 20.11.2000 tarihli sözleşme, TKHK.da değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapılmıştır. O nedenle bu sözleşmenin geçerliliği, yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasaya göre değerlendirilmelidir. Ancak sözleşmenin bazı maddeleri yasanın kamu düzenini ilgilendiren hükümlerine aykırı olduğu için geçersiz sayılabilir. Sözleşmenin tümünün geçersizliğinden bahsedilemez. Davacının dayandığı sözleşme 20.11.2000 tarihinde yapılmıştır. Davalının kredisinin geri ödeme tablosuna göre ödemesi gereken ancak ödemediği taksit tarihi 28.8.2001'dir. Davalı ödemeleri aksatınca, davacı banka tarafından 1.11.2001 tarihli ihtarname gönderilerek hesap kat edilmiş ve davalıdan tüm borcunu ödemesi istenmiştir. 28.3.2002 tarihinde de icra takibi yapılmış ve 12.7.2002 tarihinde iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Ne var ki itirazın iptali davası görülürken davalı borçlu 8.4.2003 tarihli mahkemeye verdiği dilekçeyle, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak istediğini bildirmiştir.
Böyle olunca davalı borçlunun 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanma koşulları gerçekleşmiştir. Mahkemece, davalının 1.11.2001 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi hükmüne göre davacı bankanın alacağı tespit edilerek, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde davanın kısmen kabulü, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre, davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy