(818 S. K. m. 535, 538)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalı ile kardeş olduklarını, 34 ... 4... plakalı hatlı minibüsü ortak alıp, davalı adına tescil ettiklerini, davalının kendilerinden habersiz minibüsü kiraya verdiğini, kira bedelinden paylarına düşen miktarın altında kendilerine ödeme yapıldığını, minibüse eşit malik olduklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı minibüsün 2/3 payına karşılık 150.000.000.000.TL'nin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar kardeş olduğundan davacılar iddiasını tanıkla ispatlayabilir. Dinlenen tanıkların birbirini tamamlayan ve doğrulayan ifadelerine göre tarafların minibüsü ortak alıp adi ortaklık şeklinde işlettikleri sabittir. Davacıların 150.000.000.000.TL hisse bedeli istemeleri adi ortaklığın feshi anlamına gelir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği Borçlar Kanunun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. BK'nın 535/7. maddesi gereğince adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin BK'nın 538. ve devamı maddeleri uyarınca yapılması için öncelikle tarafların tasfiye konusunda anlaşıp, anlaşamadıkları tesbit edilmeli, anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Anlaşamadıkları takdirde idareci ortak olduğu anlaşılan davalıdan ortaklıkla ilgili hesap istenmeli, bilirkişi aracılığı ile ortaklığın aktif ve pasifi belirlenerek aktifin paraya çevrilmesi suretiyle öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine daha sonra ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin şirketten olan alacağı düşüldükten sonra geriye bir şey kalır ise bu meblağın var ise zararın paylan oranında paylaştırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy