(818 S. K. m. 392)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı avukata 11.11.1994 tarihinde vekaletname verdiğini, davalının, müflis Türkinvest Menkul Değerler A.Ş. nezdindeki hisse senetlerinden doğan alacak ve haklarının ele geçirilmesi işini üstlendiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret mahkemesinde açılan dava sonunda bir kısım hisse senetlerinin kendisine iadesine karar verildiğini, davalının iflas idaresinden hisse senetleri ve para ödemelerini vekil sıfatıyla tahsil ettiği halde tamamını kendisine iade etmediğini ileri sürerek, dava dilekçesinde sayılarını bildirdiği hisse senetlerinin temettü ve faizlerine ilişkin tüm doğmuş ve doğacak haklarla birlikte aynen iadesine, 874.682.607 TL nın da tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilerde kesin hesabı yapıldığında mahsup edilmek üzere davacıya fazladan petrol ofisi hissesi verdiğini, diğer hisse senetlerinden de davacının bilgisi ve rızası ile yargılama masrafları ve vekalet ücretini mahsup ettiğini, bu nedenle borcu bulunmadığını, azlin de haklı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından 300.613 adet petrol ofisi hisse senedinin davalıya iadesi edilmesi halinde, kararda belirtilen cins ve adetteki hisse senetlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine ayrıca 128.998.368 TL'nın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Borçlar Kanunu'nun 392. maddesinin son fıkrasına göre, vekil, zimmetinde kalan paranın faizini de vermeye mecburdur. Bu nedenle davalı vekilin iflas idaresinden aldığı nakit miktarları aldığı tarihlerden itibaren faizleriyle birlikte ödemesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise temerrüt tarihi olarak dava tarihinin kabul edilerek hesap yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Davalı, davacının vekili olarak Türkinvest A.Ş'ne karşı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 1994/1695 E. sayılı dava açarak sonuçlandırdığından, vekil olarak takip edip sonuçlandırdığı iş nedeniyle vekalet ücretine hak kazanmıştır. Davalı, davacı adına iflas idaresinden almış olduğu hisse senetlerinden bir kısmını vekil olarak yapmış olduğu masraflar ve vekalet ücreti nedeniyle mahsup ettiğini bildirmiş olmasına, davacı tarafından da davalıya vekalet ücretinin ödendiği ispat edilememesine rağmen, mahkemece davalının almaya hak kazandığı vekalet ücreti ile yapmış olduğu masrafların davacı alacağından mahsup edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent nedeniyle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün 2. bent gereğince davacı, 3. bent gereğince ise davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy