(1086 S. K. m. 83, 438)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Sevinç Anıl vekili avukat Ertuğrul Güven ve davalı Tunç Bulgurlu vekili avukat Esin Erer ile davacı vekili avukat Ertuğurul Karataş'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların 12.8.1997 tarihli noter satış vaadi sözleşmesiyle murislerinden intikal eden 7 parsel numaralı taşınmazın satışını vaad ettiklerini, sözleşmenin tapu siciline tescil edildiğini, yasada öngörülen 5 yıllık sürenin geçmesinden sonra davalıların tapu sicilindeki sözleşmenin tesciline ilişkin şerhi kaldırarak mirasçılar arasındaki iştiraki de çözdürmek suretiyle 3.7.2003 gününde üçüncü şahsa sattıklarını, taşınmazın tapuda devrinin kendi adına gerçekleşmesi halinde kat karşılığı vermesi halinde en az 1,5 daire kazanacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle müsbet ve menfi zarar olarak şimdilik 1.000.000.000 TL.nın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, 28.9.2004 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de toplam 59.500.000.000 TL.nın üçüncü şahsa taşınmazın satıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazın üçüncü şahsa satıldığı 3.7.2003 tarihindeki değerini istemekte haklı olduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 59.500.000.000 TL.nın davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı 28.9.2004 tarihinde davasını ıslah edip, harcını da yatırmak suretiyle tazminat talebini 58.500.000.000 TL daha artırmak suretiyle 59.500.000.000 TL.na çıkarmış ve mahkemece de talep edilen bu miktarın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Oysaki ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına yerine (59.250.000.000 TL tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 1.000.000.000 TL.na dava tarihi olan 3.7.2003 tarihinden bakiye 58.250.000.000 TL.na ıslah tarihi olan 28.9.2004 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy