(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisine ait taşınmazı davalıya sattığını, tahliye edinceye kadar kira ödenmesi konusunda bir anlaşma bulunmadığını, satım bedelinin tamamen ödenmediğini, davalının kira parası istemiyle icra takibi yaptığını, babasının da satım bedeli bakiyesi için davalı hakkında yaptığı icra dosyasında, kira alacağı mahsup edildiğini, haksız ödenen bu paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek, 3.720.000.000 TL.nın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kira parası istenebileceğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının içinde oturduğu evinin 23.9.2002 tarihinde davalıya satımına ilişkin sözleşme düzenlendiği, tapu devrinin yapıldığı, bakiye satım bedeli için 23.9.2002 tanzim tarihli 5.758.000.000 TL.lık bono düzenlendiği, senet üzerinde ev boşaltıldığında geçerli olacağına dair şerh bulunduğu görülmüştür. Bunun haricinde taşınmazın ne zaman tahliye edileceği, kira parası ödenmesi gerektiği yönünde bir kararlaştırma olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Bakiye satış bedeli için düzenlenen senet üzerine yazılan şerhten ev boşaltılmadığı sürece bedelin davacı satıcı tarafından istenemeyeceği anlaşılmaktadır. Ancak davacı satıcının da bakiye satım bedeline karşılık belirsiz ve uzun süre taşınmazda oturacağı da kabul edilemez. Bu husus iyiniyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olur. Davalı tarafından davalıya gönderilen 3.3.2003 tarihli ihtar ile evin tahliyesi ile birlikte kira parası istenmiştir. Taraflar arasında kira ödeneceği konusunda anlaşma olmadığından davalı geriye yönelik olarak kira parası isteyemez. Ancak, makul bir süre sonra gönderilen bu ihtarın tebliği tarihinden itibaren, tahliye tarihine kadar ecrimisil isteyebilir. Mahkemece bu ilke doğrultusunda inceleme yapılarak 3.3.2003 tarihli ihtarın tebliğ tarihinden şayet ihtarla süre verilmiş ise bu sürenin sonundan kira istenebileceği kabul edilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy