(818 S. K. m. 321, 386, 390)
Dava: Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kendi adına asaleten, oğlu Ahmet'e velayeten açtığı davada, eşi olan Neşe Mehtap'ın ikinci çocuk sahibi olmak için başvurduğu davalı doktorun uyguladığı yanlış tedavi sonucu 7.1.2001 tarihinde öldüğünü ileri sürerek fazlasını saklı tutup 8.000.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi tazminatın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin önerilerine davacılar yakını hastanın uymadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kusur oranı gözetilerek 1.000.000.000 TL eş, 173.597.000 TL çocuk için destekten yoksun kalma, 3.914.711.497 TL eş, 1.500.000.000 TL çocuk için maddi tazminata, eş için 1.500.000.000 TL, çocuk için 1.000.000.000 TL manevi tazminata karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıların murisesi ile tedaviyi yapan doktor arasındaki ilişki vekalet ilişkisidir. Davacı Mehmet Faruk kendi adına asaleten küçük oğlu Ahmet'e velayeten eşi Neşe Mehtap'ın ikinci çocuk sahibi olmak için başvurduğu davalı doktorun uyguladığı yanlış tedavi sonucu öldüğünü ileri sürerek eldeki davayı açıp maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı doktor, olayda vekalet hukuku hükümlerine göre sorumludur. Dava tedaviyi yapan doktorun uyguladığı yanlış tedavi sonucu özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalıdır. Doktor vekil olarak işini yaparken bir işçi gibi özen göstermek zorundadır. (B.K. 386, 390 ve 321. maddeleri). Bu nedenle doktor en hafif kusuru bulunması halinde dahi zararın tamamından sorumludur. Kusur oranına göre indirim yapılmaması gerekir. Mahkemenin hükmüne dayandığı Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 13 Ağustos 2004 tarihli raporu ile davalı 4/8 kusurlu bulunduğuna göre talep edilen manevi tazminat miktarlarının esasen fazla olmaması, makul görülmesi nedeniyle eş için istenen 2.500.000.000 TL ve küçük çocuk Ahmet için istenen 2.500.000.000 TL.nin tamamına hükmedilmesi gerekirken, daha az miktarlara karar verilmiş olması hakkaniyetle bağdaşmadığından usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacıların sair itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy