(1475 S. K. m. 1) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile Zeki Tunç dışındaki davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle red edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı asıl davada, petrol istasyonunda çalışan davalıların belgelerde tahrifat yaparak şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 20.000.000.000 TL tazminatın ödetilmesini, Nilüfer Tunç ve Zeki Tunç'a karşı açılan birleştirilen davada ise, şirket çalışanı olan Nilüfer Tunç'un belgelerde tahrifat yaparak menfaat sağladığını, babası olan diğer davalının da Nilüferin verdiği zararı karşılamayı üstlendiğini ileri sürerek, 4.906.820.250 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece Zeki Tunç hakkında açılan davanın sübut bulmadığından reddine, diğer davalılar yönünden ise taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davaya bakmakla iş mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı ile Zeki Tunç dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Birleştirilen davada davalılardan Nilüfer Tunç ile davacı arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya 1475 ve 5521 sayılı Kanunların 1. maddeleri hükmü gereğince iş mahkemeleri görevlidir. Davacı ile diğer davalı Zeki Tunç arasında hizmet sözleşmesi bulunmaması, mahkemenin görevine etkili değildir. Bu nedenle birlikte davalı gösterilenler hakkında da davanın özel mahkeme niteliğindeki iş mahkemesinde görülmesi gerekir. O halde mahkemece, davalılardan Zeki Tunç hakkındaki dava yönünden de görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde adı geçen davalı yönünden esastan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy