(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, davalının kredi kartı borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.740.014.090 TL üzerinden itirazın iptaline, 1.560.830.724 TL asıl alacağa takipten itibaren 14.6.2003 tarihine kadar %195, 14.6.2003 tarihinden itibaren ise %132.60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, kredi kartı borcunu ödeyemeyerek temerrüde düştüğü, başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine de davacı tarafından bu davanın açıldığı, davalının, yargılama sırasında yürürlüğe giren 4822 sayılı yasadan yararlanmak için 11.4.2003 tarihinde Bankaya başvuruda bulunduğu, Banka tarafından ödeme planı hazırlanmasına rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan Yasaya göre borç miktarının tespiti ve bunun sonucuna göre karar verilmesi zorunludur.
Yasanın uygulanmasında öncelikle temerrüt tarihinin belirlenmesi önemlidir. Kural olarak Borçlar Kanununun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi sözleşmede belirtilen günün hitamı ile gerçekleşir. Banka tarafından gönderilen son hesap özetinde ödeme günü belirtilmekte ise de, bu ödeme gününde borcun tamamı değil belli bir kısmının ödenmesi gerektiği bildirilip, borcun tamamının ödenmesi gerektiği bildirilmediğinden, kredi kartı borçları, Borçlar Kanunun 101/2. maddesinde öngörülen, miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde değildir. Bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından, anılan maddenin uygulanması mümkün değildir. Kredi kartının bu özelliği nedeniyle, borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Banka tarafından kredi borçlusuna ihtarname gönderilmemiş ise, kredi borçlusunun gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen tarihte istenen asgari miktarı ödememesi nedeniyle, bu tarih itibariyle ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden, gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanmalıdır. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, bu şekilde bulunacak asıl alacak ve akdi faizden oluşan anapara alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmalı, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Muamele Vergisi borca ilave edilmeli, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemeler de Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
O halde mahkemece anılan yasa çerçevesinde az yukarda açıklandığı şekilde bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılıp alınacak raporun sonucuna göre borcun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy