(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi maddi ve manevi tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, eczacılık yaptığını, davalı kurumda görevli personelin ve aile fertlerinin reçetelerinin karşılanması için davalı ile 1998 yılında sözleşme imzalandığını, sözleşmesel ilişkinin 25.2.2004 tarihine kadar devam ettiğini, 26.2.2004 tarihinde tekrar sözleşme yapmak için davalı kuruma müracaat ettiğini, ancak olumlu ya da olumsuz bir cevap alamadığını, davalının sözleşme yapmak zorunda olduğunu belirterek bu hususundaki muarazanın önlenmesini 500.000.000 TL. manevi, 500.000.000 TL. da maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı idare sözleşmenin yenilenmesi veya sona erdirilmesinin tarafların ihtiyarında olup, sözleşmeyi devam ettirme zorunluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliği arasındaki protokolün 3. maddesinin davalıya sözleşme yapma mecburiyeti yüklemediği, davacı ile davalı kurum arasında bazı sorunların yaşandığı, davalının sözleşmeyi keyfi olarak imzalamadığına dair delil bulunmadığı, davalı tarafın maddi tazminata ilişkin talebin atiye terkine rıza göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen protokol özel hukuka ilişkin bir sözleşme niteliğinde olup, Bütçe Kanuna ve eki bütçe uygulama talimatları ile her yıl yenilenerek sürdürülmekte ve kurumlar arası uygulama birliğini sağlamaya yönelik olarak düzenlenmektedir. Protokol kapsamına giren tüm kurum ve kuruluşları bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Türk hukukunda kural sözleşme özgürlüğü olmakla birlikte bu aynı zamanda sözleşmeyi yapmayı reddedebilme özgürlüğünü de birlikte getirir. Kural bu olmakla birlikte bunun istisnasını sözleşme yapma mecburiyeti veya sözleşme yapma yükümlülüğü oluşturur. Sözleşme yapma mecburiyeti, bazı kişi, kuruluş ve kurumların hukuk düzeninde hak sahibi sayılan kişilerin talebi üzerine bunlarla belirli bir sözleşmeyi yapma yükümlülüğünü ifade eder. Sözleşme yapma mecburiyetinin mevcut olduğu hallerde sözleşmeyi yapmaktan kaçınma, hukuka aykırı bir davranış oluşturur. Taraflar arasında 1998 yılından beri devam eden sözleşme iltihaki nitelikte bir sözleşmedir. 1998 yılından bu yana taraflar arasındaki protokol hükümlerine dayanılarak sözleşme ilişkisi kurulmuş ancak davalı kurum 2004 yılı döneminde her hangi bir haklı neden olduğunu ispat etmeden sözleşme yapmaktan kaçınmıştır. Davalı kurum, davacının kurum personeline kötü davrandığı ve kurum aleyhine sözler sarf ettiğini savunmuş ise de, davacının iddia edilen bu eylemlerine karşı her hangi bir yasal yola başvurulmadığı ve iddia edilen bu savunmanın ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. protokolün 3. maddesine kurum ve kuruluşlar %2,5 ıskonto yapan ve başvuru formunu getiren her eczane ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenler ile muvazaalı olarak açılan eczaneler hariç) anlaşma yapacaklardır şeklindeki düzenleme sözleşme özgürlüğünün bir istisnasıdır. Davacı eczacının 1998 yılından bu yana davalı kurum ile sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu, bu süre içinde davalı kurumun hiçbir fesih sebebine dayanmadığı bu aşamada sözleşme yapmaktan kaçınmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği sabittir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davalı ile sözleşmenin yapılması yönündeki davacı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy