(4077 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki telefon abonelik sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Uzmaneller Ltd. Şti.nin ortağı ve yetkilisi olduğu dönemde şirketin hisselerini diğer ortaklara devredip ortaklıktan ayrıldığını kendi hissesine düşen şirket telefonunu da aynı gün yetki belgesine dayanarak davalı kurumdan kendi adına tescil ettirdiğini, sözleşme imzaladıklarını, telefonu 1,5 ay kullandıktan sonra davalının bu kez telefonu konuşmaya kapatıp tekrar Uzmaneller Ltd. Şti.ne devrettiğini ve onunla yeniden sözleşme imzaladığını ileri sürerek işlemin iptaline, telefonun kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı Uzmaneller Ltd. Şti.nin müracaatı üzerine yönetmeliğin 26. maddesi gereğince işlem yaptıklarını savunarak davanın reddini dilemiş; davalı yanında davaya müdahil olarak katılan Uzmaneller Ltd. Şti. telefonun şirketin malı olduğundan bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yönetmeliğin 26. maddesine göre bir şirket ait telefonun başkasına devri için şirket yetkilisinin yazılı izninin alınması gerektiğini, davacının 18.11.2004 tarihi itibariyle temsilcilik yetkisinin sona erdiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davasında davaya fer'i müdahil olarak katılan Uzmaneller Ltd. Şti. ile davalı arasında yapılan sözleşmenin ve feri müdahil adına yapılan tahsisin iptaline anılan telefonun kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 3. maddesinin (e) bendinde tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Davaya konu telefon halen bir ticaret şirketi olan fer'i müdahil Uzmaneller Ltd. Şti. adına işyeri olarak kayıtlıdır. Hal böyle olunca olayda 4077 sayılı yasa hükümleri değil, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanması gerekir. Davada görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmeseler bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O nedenle davaya Asliye Hukuk Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte gösterilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy