(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, meskeninde su kullanım aboneliği nedeniyle tükettiği su bedelinden dolayı davalı kuruma 6.5.2004 - 5.11.2004 tarihleri arasında yaklaşık olarak 2.850.000.000.- TL. ödemede bulunduğunu, bu dönemde su sayacının bozuk olduğunun Ölçü ve Ayarlar Şube Müdürlüğü'nden alınan raporla belirlendiğini, davalının itirazını reddettiğini ileri sürerek hatalı olarak tespit ve tahsil edilen su parasının iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının hatalı tahakkuk nedeniyle davacıdan 2.506.734.000.- TL. fazla para tahsil ettiği kabul edilerek bu miktar paranın istirdadına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, hesap detayı ve yapılan ödemelere ilişkin belge ve bilgiler getirtilip ilgili yönetmelik çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın davalının cevap dilekçesine eklediği 27.10.2004 tarihli, tenzil başvuru işlemleri başlıklı davalı idarece verilen belge esas alınmak suretiyle davacının 2.506.734.000.- TL. fazla ödemede bulunduğu kabul edilmek suretiyle bu miktarın tahsiline karar verilmiş ise de hükmedilen miktarın nasıl belirlendiği karar gerekçesinden anlaşılamamaktadır.
Olay, teknik bilgiyi gerektirmekte olup Tarifeler Yönetmeliği çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması zorunludur. Hal böyle olunca, davaya konu dönemi de kapsar şekilde davacı aboneye ait hesap detayları ile yapılan ödemelere ilişkin ekstreler ve ilgili yönetmelik getirtilmeli, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla fazla ödeme bulunup bulunmadığı, varsa miktarı yönetmelik çerçevesinde incelenerek belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Davalı, davada kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri de gözönünde bulundurularak reddedilen miktara göre, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1. ve 2. bentte belirtilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy