(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılar ile düzenledikleri 4.3.2002 tarihli protokolde, davalıların, anneleri Nezihe Algın'a, babası Ahmet'ten kalan taşınmazdaki hissesini 11.000.000.000 TL bedelle satıldığını, satım bedelini nakten ve tamamen ödediğini, karşılığında Nezihe tarafından imzalanan senedin kendisine teslim edildiğini, protokolde taahhüt edilen tarihte tapu kaydı verilmediği için senedi icra takibine koyduğunu, ancak davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, anneleri Nezihe'nin öldüğünü, sağlığında davacı ile hiçbir alışverişi olmadığını, takibe dayanak yapılan bono altındaki imzanın annelerine ait olmadığı gibi yine dayanılan 4.3.2002 tarihli protokol altındaki imzanın da kendilerine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasında borç ilişkisini doğuran geçerli bir sözleşme bulunmadığı, geçersiz sözleşmeye dayanarak davalıların murisinden alınan teminat senedi nedeniyle davalılara husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılar tarafından, annelerine miras yoluyla kalan taşınmazdaki annelerine düşecek payı kendisine satıldığını, satım bedelini ödediğini ileri sürerek, bunun teminatı olarak davalıların anneleri tarafından verilen ve satım karşılığı ödediği bedel kadar olan senet nedeniyle, tapu devri yapılmadığından alacağının tahsili için bu davayı açmıştır. Taraflar arasında gerek 4.3.2002 tarihli harici sözleşme bulunduğundan, gerekse davacı, davalıların murisi tarafından verilen senede dayandığına göre, bu davada, davalılara husumet yöneltilmesi doğrudur. Ancak davalılar tarafından gerek harici sözleşmedeki kendilerine ait imzalar, gerekse senetteki murise ait imza inkar edildiğine göre işin esasına girilip bu yönde gerekli inceleme ve araştırma yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Davacı tarafça temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy