(1086 S. K. m. 237, 409)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın ve karşılık davaların kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı hazinenin davalıya bir arazi tahsis ettiğini, kendisinin de davalı ile aralarındaki arazi projelendirme sözleşmesine dayanarak bu yerdeki 385 dekarlık alanı ıslah edip proje kapsamında çimlendirdiğini, davalının çimlendirilen yerin bir kısmını tahrip ettiğini, yaptırılan tesbite göre zararının 29.235.000.000 TL olduğunu ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davasında da davalının iş makinalarını dışarı alıp, çalışmalarına engel olduğundan bahisle müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş, 31.7.2001 tarihinde açıp bu davası ile birleşen birinci davasında aralarındaki sözleşmenin 3 yıl süreli olup, 10.10.2001 tarihinde sona ermesine rağmen davalının talimatlarına aykırı olarak üretim alanı dışına da taşıp faaliyetini sürdürdüğünü ve yeni kuyular açtığını ileri sürerek müdahalenin menine, taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiş, 26.2.2004 tarihinde açtığı 2. birleşen davasında da karşı tarafın sözleşme süresi sona ermesine rağmen faaliyetine halen devam ettiğini ve haksız işgali sürdürdüğünü ileri sürerek müdahalesinin menine şimdilik 50.000.000.000 TL haksız işgal tazminatının 50.000.000.000 TL. da maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin üç yıl süreli olduğu kabul edilmek ve bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle asıl davanın ve davacının birleşen davasının açıldığı tarih itibariyle üç yıllık sözleşme süresi dolmadığından davalının müdahalesinin menine 6.504.787.500 TL tazminatın tahsiline, davalı-karşı davacının eski hale getirme talebinin reddine, taraflar arasındaki 3 yıllık sözleşme süresi dolduğundan davacı-karşı davalının müdahalesinin menine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davacı 20.9.2004 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçesinde haksız işgal tazminatı ve maddi tazminata ilişkin davaları atiye bıraktığını beyan etmiş olup, davacı-karşı davalı davacının bu beyanına karşı çıkmamıştır. Bu durumda mahkemece, atiye bırakılan karşı davacının bu talepleri yönünden karar ittihazına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm teşkil edecek şekilde reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy