(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 12.6.1998 tarihinde açtığı dava ile Almanya'da çalıştığı dönemde hak ettiği alacaklarının ve emekli aylığının tahsili için davalıya özel bir vekaletname verdiğini, davalının bu vekalete dayanarak tahsil ettiği paralardan 12.000 DM'yi kendisine ödemediğini ileri sürerek 12.000 DM'nin ödeme günündeki kur üzerinden ve döviz faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, 16.9.2002 tarihinde açtığı ve bu dosya ile birleştirilen ikinci davasında da, yine davalının vekalet ile tahsil ettiği 10.000 DM'yi de ödemediğini ileri sürerek, bu miktarın dava tarihi itibariyle karşılığı olan 8.160.000.000 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde, davacının kendisine verdiği vekaletname ile para çekip çekmediğinin araştırılması gerektiğini savunmuş, birleşen davaya karşı ise yasal süre içerisinde verdiği cevabında, davacının aynı konuda ikinci bir dava açamayacağını savunarak derdestlik itirazında bulunmuş ayrıca zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıdan aldığı vekaletname ile toplam 16.350 DM çektiği ve davacıya ödemediği kabul edilmek suretiyle asıl davanın kabulü ile 12.000 DM'nin ödeme günündeki kur üzerinden ve döviz faiziyle tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 4350 DM'nin dava tarihindeki karşılığı olan 3.549.600.000 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 12.6.1998 tarihinde açtığı ilk davada, davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak, Almanya'da çalıştığı dönemde hak ettiği alacakları ile emekli aylığının davalı tarafından çekilmesine rağmen çekilen paralardan 12.000 DM'nin kendisine ödenmediğini ileri sürerek bu miktarın ödetilmesini istemiş ancak dava dilekçesinde fazlaya ait haklarını saklı tutmamış, alacağını dilekçesinde bildirdiği miktar ile sınırlamıştır. Davacının ilk davayı açtığı tarihte zararının ne kadar olduğunu bilmesi gerekir. Zarar, hesaplama yapılmasını gerektiriyor ise dava konusu edilmeyen kısma ait talep haklarının saklı tutulması gerekir. Davacı ilk davasında alacağının miktarını açıkça bildirip fazla haklarını da saklı tutmadığına göre aynı hukuki olgu ve sebebe dayanarak açtığı ikinci dava dinlenemez. Hal böyle olunca birleşen davanın tümden reddine karar vermek gerekirken yukarıda açıklanan hususların göz ardı edilerek birleşin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy