(4822 S. K. geç. m. 1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borçlusu olan davalının ihtara rağmen borcunu ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için süresinde müracaat ettiğini, ödeme planı çıkarılmadığını savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 9.919.506.166 TL. nin davalıdan tahsiline, bu alacağın 826.625.764 TL üzerinden 12 eşit taksitle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının 4822 sayılı kanunun 6, 10/A ve 10/f md'ne göre davaya devam edebilmesi için davalının itirazının iptal etmiş sayılmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı taraf davalının temyiz dilekçesini 8.4.2005 tarihinde tebliğ etmiş, ancak 19.4.2005 tarihinde karşı temyiz talebinde bulunmuştur. HUMK 433/2 md. hükmü uyarınca 10 günlük karşı temyiz süresi geçirilmiş olduğundan davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemece tefhim edilen kısa kararda açıkça açılan davanın kabulüne, 9.919.509.166 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağın 12 eşit taksitle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine yazılı olduğu halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında Davanın kısmen kabulüne ve davacının 4822 S.K. nun 6, 10/A ve 10/f md. göre takibe devam edebilmesi için davalının itirazının iptal edilmiş sayılmasına denilmiştir. Esas karar tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun düzenlenmesi gerekir. 10.4.1993 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir. Bu durumda mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın ancak, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
3- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle hükmün BOZULMASINA, üçüncü bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy