(818 S. K. m. 484)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka, davalının kredi kartı üyelik sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını, davalının takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredi kartı sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, sözleşmede kefalet limitinin gösterilmediğini, limitin sonradan doldurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 30.000.000 TL üzerinden devamına, davalı itirazında haklı olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
BK.nun 484. maddesi gereğince kefaletin geçerli olabilmesi için sözleşmenin yazılı şekilde yapılması kefilin sorumlu olacağı muayyen miktarın (limitin) gösterilmesi zorunludur. Aksi halde sözleşme geçersizdir. Alacaklının kefalet limiti gösterilmeyen ve bu nedenle kefil açısından geçersiz olan sözleşmeye dayanarak kefilden talepte bulunması mümkün değildir.
Somut olayda, davacı banka ile dava dışı Yılmaz Bekar arasında imzalanan 27.7.1995 tarihli kredi kartı sözleşmesinde, davalı Sumru Şule Safsoyun müşterek ve müteselsilen borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. İmzalanan sözleşmede harcama limiti 30.000.000 TL, müşterek ve müteselsilen borçlu limiti 1.000.000.000 TL olarak gösterilmiştir. Keşide edilen hesap kat ihtarnamesinde ise limit 1.950.000.000 TL olarak gösterilmiştir. Ancak limit yükseltilmesinin müşterek ve müteselsil kefile bildirildiğine dair dosyada bir belge bulunmamaktadır. Hal böyle olunca kefilin sorumluluğu sözleşmedeki 1.000.000.000 TL kefalet limiti ile sınırlıdır. Kefil sorumlu olduğu limit miktarından temerrüdü sebebiyle uygulanacak temerrüt faizinden sorumludur. Mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davalının sorumlu olduğu miktar 1.000.000.000 TL ve onun temerrüdünden sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy