(1086 S. K. m. 381)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait dükkanda kiracı olarak bulunduğu sırada 2001 yılı Mart ayı kirasının ödenmediği gerekçesiyle davalının 20.4.2001 tarihinde kendisinin yokluğunda dükkana gererek kendisine ait bazı marangoz aletlerini ve müşterilere ait portmantoyu aldığını ve kapıyı da zincirle kilitlediğini, davalının ceza mahkemesinde mahkum olduğunu ileri sürerek eşya ve malzemelerden dolayı 4.000.000.000 TL, çalışamaması nedeniyle 30.000.000.000 TL kar kaybı ve manevi tazminat olarak da 3.000.000.000 TL olmak üzere toplam 37.000.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 8.237.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içinde bulunan dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin tebligat evrakının incelenmesinde, dava dilekçesinin davalı ile birlikte devamlı oturan Cemil S. isimli şahsa tebliğ edildiğine dair şerh yazılarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki Cemil S. isimli şahsın hangi sıfatla davalı ile birlikte oturduğu tebligat evrakına yazılmadığı gibi davalı ile olan yakınlık derecesine ve tebligatı almaya ehil olup olmadığına dair bir açıklamada bulunmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından davacı aleyhine yapılan Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2000/2357 (yeni numarası 2005/69) sayılı icra takibinde de haczedilen davacıya ait malların dava dışı Cemil S.'e yediemin olarak teslim edildiği incelenen icra dosyasından anlaşılmaktadır.
Cemil S.'e bu haczedilen eşyalar yediemin olarak teslim edildiği için Cemil S.'in bu itibarla davalı yanında devamlı oturan şahıs olmadığı ve bu haliyle dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece, dava dilekçesinin davalıya usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edilmediği ve bu suretle davalının savunma hakkının kısıtlandığı gözetilerek davalıya usul ve yasaya uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği sağlanmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy