(4822 S. K. m. Geç. 1) (2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen kredi kartı sözleşmesi uyarınca borcunu ödeyemediğini, aleyhine icra takibi yapıldığını, 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesi uyarınca başvuruda bulunulduğunu, yasadan yararlandırılmadığını ileri sürerek takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, yasaya uygun şekilde hesap yapılarak varsa fazla ödemesinin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının noter aracılığıyla ve süresinde davalı bankaya 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesindeki imkanlardan yararlanmak üzere başvurduğu dosya kapsamı ve davalının kabulü ile sabit ve tartışmasızdır. Bu durumda borçlunun hangi tarihte temerrüde düştüğünün belirlenmesi gerekir. Davalı banka tarafından 21.5.2001 tarihli son hesap ekstresinde borcun ödenmemesi üzerine fazla zaman geçmeden 6.8.2001 tarihinde hesap kat edilerek davacı borçluya ihtarname çekilmiştir. Borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve Banka Sigorta Muamele Vergisi eklenmeli, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki anaparadan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Davacının süresinde 4822 sayılı yasadan yararlanmak üzere başvurduğu mahkemenin de kabulündedir. Hal böyle olunca, az yukarıda açıklanan yöntemle 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre hesaplama yaptırılmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle ve yasanın amacına uygun düşmeyen bilirkişi görüşüne dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy