(818 S. K. m. 96) (HGK 29.09.2004 T. 2004/13-417 E. 2004/442 K.) (HGK 10.12.2003 T. 2003/4-693 E. 2003/740 K.)
Dava: Taraflar arasındaki fesih işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı,14.5.2003 tarihinde devraldığı eczanenin 1 ay sonra yapılan hatalı teftiş ve işlem nedeniyle 13.12.2004 tarihinde sözleşmesi fesh edilen Yenidoğan eczanesinin reçetelerinin fatura edildiği gerekçesi ile haksız olarak feshedildiğini, bu iddianın doğru olmayıp ilk tespitte fesh işleminin yapılmaması gerektiğini bildirerek, feshin haksız olduğunun tespiti ile, fesih kararın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, eda davası açabilecekken tespit davası açılamayacağına dayanılarak, fesih şartlarının araştırılmasına gerek görülmeksizin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kendi sözleşmesinin, sözleşmesi fesh edilmiş olan Yenidoğan Eczanesinin reçetelerinin fatura edilmiş olduğuna dayanılarak fesh edildiğini, ilgili eczanenin açtığı dava sonucu işlemin iptaline karar verildiğini, ayrıca sözleşme gereği ilk tespitte ihtar çekilmesinin gerektiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış; Mahkemece sözleşme serbestisinin olduğuna, sözleşmenin fesh edilebileceğine, zarar varsa eda davası açılabileceğine, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağına dayanılarak fesih şartlarının araştırılmasına gerek görülmeden davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliğinin imzaladığı protokol hükümlerine uygun olarak sözleşme ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı kurum müfettiş raporu doğrultusunda sözleşmenin V. Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar başlıklı bölümünün 1. maddesinin P bendi gereği davacı ile olan sözleşmesini 2 yıl süre ile fesh etmiş, davacı fesih işleminin iptalini istemiştir.
Taraflar arasındaki protokolün 7. maddesinde kurum herhangi bir eczane ile sözleşmesini müfettiş raporu veya belirtilen maddelerden feshi halinde durumu SSK ve Emekli Sandığı Başkanlığına bildirir, bu durumda kurum da mevcut sözleşmesini tek taraflı feshedebilir düzenlemesi yer almıştır. Buna göre davalının davacı ile olan sözleşmeyi feshetmesi sadece taraflar arasındaki akdi ilişki ile sınırlı kalmamakta davacının diğer kamu kurumları ile olan sözleşmelerinin de feshi sonucunu doğurmaktadır. Dosya içerisindeki Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyetinin 30.3.2005 tarihli yazısından davacının başvurusunun bu nedenle reddedildiği de anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini istemekte hukuki yararı vardır. HGK 2004/13- 417, 2004/442 sayılı 29.9.2004 tarihli ve 2003/4-693, 2003/740 sayılı 10.12.2003 tarihli kararları da bu doğrultudadır.
Mahkemece işin esasına girilerek taraflar delilleri toplanarak ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy