(4822 S. K. geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki borca itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın ödenmeyen kredi kartı borcu nedeni ile icra takibi yaptığını, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için 21.3.2003 tarihinde başvuruda bulunduğunu, ödeme planı çıkarılmadığını ve ödemelerinin düşülmediğini ileri sürerek borcunun tespiti ile varsa fazla ödemelerinin iadesini talep etmiştir.
Davalı banka, davacıya 15.5.2000 tarihi itibarı ile hesabın kat edildiğini, azalan bakiyeye göre borcun tespit edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödeme planındaki hiçbir taksiti ödemediğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının noter aracılığıyla ve süresinde davalı bankaya 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesindeki imkanlardan yararlanmak üzere başvurduğu dosya kapsamı ve davalının kabulü ile sabit ve tartışmasızdır. Davalı banka tarafından davacıya 12.5.2000 tarihi itibarı ile ihtarname çekildiği, 18.5.2000 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 20.5.2000 tarihi itibarıyla davacının temerrüde düştüğü, 28.6.2000 tarihinde icra takibinin yapıldığı, davacının 21.3.2003 tarihinde başvuruda bulunduğu, 19.9.2003 tarihi itibarıyla ödeme planının çıkarıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının 20.5.2000 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek, temerrüt tarihindeki, asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden 21.3.2003 bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanarak, bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve Banka Sigorta Muamele Vergisi eklenmeli, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki anaparadan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayda davacı 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak üzere bu davayı açmıştır. Davayı açmadan önce süresinde başvuruda bulunduğu, davalı bankanın davadan sonra ödeme planını çıkardığı sabittir. Davacının süresinde yaptığı başvuru nedeniyle mahkemece az yukarıda açıklanan esaslar uyarınca borcun tespitine karar verilmesi gerekirken taksit ödemesinin yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy