(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 12)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı E. İnşaat ve Turizm Ltd.Şti. tarafından inşa edilen taşınmazlardan bir adedini 15.4.2004 tarihli sözleşme ile 400.000 Euro karşılığında satın almak için anlaştıklarını, 100.000 Euro peşin verip bakiyesi için 9 adet senet düzenlendiğini, ancak davalı şirketin acze düştüğü için inşaatı yapamadığını, geçersiz olan bu sözleşmeyi 14.10.2004 tarihli ihtarla feshettiğini, davalı şirketin 15.10.2004 vadeli ve 30.000 Euro bedelli senedi diğer davalı bankaya ciro ettiğini ileri sürerek 15.10.2004 vadeli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı banka, tahsil için tevdii edilen senetten dolayı aracı konumunda olduğunu ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle yapılmış bir konut bulunmadığı, bu nedenle sözleşmenin konut satışını kapsamadığı, 4077 sayılı yasadaki konut kavramının tapuda kayıtlı ve kat mülkiyetine geçilmeye elverişli ve taraflar arasındaki sözleşme tarihi itibariyle zeminde mevcut olan konut satışlarını kapsadığı, davacının bu davada sözleşmenin feshini talep etmediği, bu nedenlerle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmayıp genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1 - 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda davacının davalı E. İnşaat ve Turizm Ltd.Şti tarafından müteahhit sıfatıyla inşa edilen inşaattan bir adet konutu satın almak için E Ltd.Şti. ile 15.4.2004 tarihli adi yazılı sözleşmeyi düzenledikleri ihtilafsızdır. E. Ltd.Şti. bu sözleşme ile yapacağı konutlardan bir adedini davacıya satmayı taahhüt etmiştir.
Davalı E. Ltd.Şti.nin konut inşa ederek bu konutları alıcılarına sattığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Konut alım ve satımına dair böyle bir hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi için mutlaka yapılmış olan konutun veya kat mülkiyeti oluşturulmuş konutun alıma satıma konu olması sözkonusu olmayıp, böyle bir sonuç 4077 sayılı yasanın amacına da aykırıdır. Tarafların 4077 sayılı yasada tanımı yapılan tüketici ve üretici, satıcı sıfatlarını taşıması ve hukuki ihtilafın 4077 sayılı yasa kapsamında çözümlenebilecek nitelikte bulunması yeterlidir. Dava konusu ihtilaf değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında bulunduğunda duraksama bulunmamalıdır.
Mahkemece, değinilen bu husus gözetilerek ve davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanında olduğu benimsenerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy