(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı İlhan Devran ile davalı vekili avukat Yalçın Kaya Kılıç'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı kavak ağaçlarının diğer meyve ağaçlarına zarar verebileceği iddiası ile kestirilmediğini belirterek, satıma konu kavak ağaçlarının kesiminin diğer meyve ağaçlarına zarar verip vermediği, veriyorsa zarar miktarının belirtilmesi ve kavak ağaçlarının kesimine müsaade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacıya kavak ağaç satmadığını, başkasına sattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait kavak ağaçlarını 1993 yılında yapılan anlaşma senedi ile satın aldığı halde, kestirilmesine müsaade edilmediğini bildirerek, kesilmesine müsaade edilmesini talep etmiş, davalı davacıya kavak ağacı satmadığını savunmuştur. Davacı tarafından fotokopisi ibraz edilen satış senedindeki imza davalı tarafından inkar edilmiş, Adli Tıp Kurulunca yapılan incelemede de fotokopi belge üzerindeki imzanın davalıya aidiyeti hakkında bir tespitte bulunulamamıştır. Davalı imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin yemin etmesi üzerine mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesi ekinde delili olarak Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 1993/149-213 esas ve karar sayılı 24.5.2003 tarihli ilamında dava konusu kavakların satımıyla ilgili olarak davacının kendisinin esasen kefil olduğu ve bedel için verilen çeklerden dolayı, karşılığı ağaçların kestirilmemesi nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiş, davalı bu davada yaptığı savunmada, davacıya dava konusu kavakları satarak, karşılığında çek aldığını, 1993 yılında düzenlenen anlaşma senedi düzenlendiğini, davacının alıcı olarak kendisinin de satıcı olarak imzasının bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, kesinleşmiştir. Buna göre davalı eldeki dava dosyasında inkar ettiği anlaşma senedi ve altındaki imzayı, az yukarıda bahsedilen diğer dava dosyasında kabul ettiğine göre, bahsedilen dava dosyası incelenip, davalı beyanı ve kabulü de gözetilerek taraflar arasında kavak ağacı satımına ilişkin sözleşmenin gerçekleştiğinin kabulü ile davacı talebinin bu anlaşma senedi ve sonradan gelişen olaylar incelenip, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy