(818 S. K. m. 104) (1086 S. K. m. 417, 438)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.6.1980 tarihli sözleşme ile davalılardan TEAŞ'a 49 yıllığına arazilerinin irtifak hakkını tesis ettiklerini, 4.10.2002 tarihinde yapılan sözleşme ile de 2002 yılı irtifak hakkı bedelinin 7.114.458.820 TL KDV ödenmesi gerekirken, davalı tarafın eksik ödemede bulunduğunu ileri sürerek 3.756.590.620 TL eksik ödenen bedel ve bunun gecikme zammı olan 3.254.697.272 TL. ki toplam 6.831.287.680 TL. nın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 6.739,49 YTL. nin faiziyle birlikte davalılardan İzmir Elektrik Dağıtım A.Ş.den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı dağıtım şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre her iki tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davacı bu davasında 3.756.590.620 TL asıl alacak yanında 3.254.697.272 TL gecikme zammı isteminde de bulunduktan sonra toplam 6.831.287.680 TL. nın faiziyle birlikte tahsilini istemiş, mahkemece ise bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle asıl alacak ve gecikme zammı toplamı olan 6.379,49 YTL. nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Oysaki gecikme zammı niteliği itibariyle faiz olup, Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi hükmünce geçmiş günler faizine tekrar faiz yürütülemez. Mahkemece, davacının buna yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususu gözden kaçırmış olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
3) Mahkemece yargılama masrafına hükmedilirken kabul ve reddedilen miktarlar göz önünde bulundurulmalı, hesaplama da buna göre yapılmalıdır. Kararda bu hususa vurgu yapılmış olmasına rağmen hesaplamanın kabul ve reddedilen miktarlara göre yapılmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin üçüncü satırındaki (6.739,49 YTL)nin söz ve rakamından sonra gelecek şekilde (asıl alacak tutarı olan 3.031.008.822 TL. lık kısmının) söz ve rakamlarının yazılmasına, üçüncü bentte belirtilen nedenle mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7. bendinin ikinci satırındaki (1/7) rakamının çıkarılmasına, yerine (317 YTL. sinin) yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy