(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıca yapılan deterjan ve ağartıcı ihalesi sonucu düzenledikleri 18.4.2000 tarihli sözleşme gereğince üstlendikleri malzemeyi davalıya teslim ettiği halde bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının teslim ettiği malzemenin ihale şartnamesine uygun bulunmadığını, muayene komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucu çok ağır koku ve duman çıkardığı, kullanımının uygun olmadığı gerekçesiyle malın kabul edilmediğini, davacıya ihtar gönderilerek şartnameye uygun mal teslim etmesi istenildiği halde gereğini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairemizin bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda teslim edilen malın şartnameye uygun olmadığı, davalı idarenin değiştirme talebinin haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, ihale sözleşme gereği davalıya teslim ettiği mal bedelinin ödetilmesi istemiyle davalı idare aleyhine icra takibi başlatmış, vaki itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davacı tacir olup ihale sözleşmesi ve eki olan şartname gereğince teslimini üstlendiği malın sözleşme ve şartname şartlarına uygun olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda teslim edilen malın evsafının eksik olduğu belirlendiğine göre mal bedelini icra takibi yoluyla isteyen ve vaki haklı itiraz üzerine itirazın iptali davası açan davacı alacaklının İ.İ.K.nun 67/2. maddesi uyarınca takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Reddedilen miktar üzerinden davalının talebi gözetilerek, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinin sonuna reddedilen miktarın % 40 olan 522.920.000 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy