(4077 S. K. m. 3, 4) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan harici sözleşme ile araç satın aldığını, bu aracın ayıplı olduğunu öne sürerek, ödediği 8.500.000.000 liranın tahsiline ve 5.500.000.000 liralık çekin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki harici sözleşme ile araç alım satımı yapılmış olup, bu sözleşme 2918 sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Davacı harici sözleşme nedeniyle ödediği paranın iadesi ile verdiği çekin iptali için eldeki bu davayı açmıştır.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı TKHK.nun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp,bu arada kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri satıcı olarak tanımlamıştır. Somut olay değerlendirildiğinde, davalı yasadaki satıcı tanımına girmediği gibi, ancak yasaya uygun yapılmış olan sözleşmeler 4077 sayılı kanun kapsamındadır. Geçersiz sözleşmeler hakkında 4077 sayılı kanun uygulanmaz. Bu durumda davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy