(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile devre tatil sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin 10. maddesi gereğince satış bedelinin %20 sini ödemek suretiyle sözleşmeyi feshettiğini, ödediği bedelden %20'lik kısım düşüldüğünde kalan 1670 dolar için icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, asıl davanın reddini istemiş, karşılık davasında da davacının aidat ve yaptığı tatil nedeniyle borcu bulunduğunu belirterek 3.515.000.000 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl dava ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı karşı davalı ve davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki 21.2.1999 tarihli devre tatil sözleşmesinin amacı, kararlaştırılan dönem ve süreler içinde tatil yapma olanağını vermek olduğuna göre davalı karşı davacı Kamül-Tur A.Ş ancak sözleşmede kararlaştırılan aidatların ödenmesini isteyebilir. Davacı karşı davalının tatil yaptığı döneme ilişkin konaklama bedelinin tahsilini isteyemez. Bu nedenle karşı dava ile istenen konaklama bedeline ilişkin talebin reddi gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şeklide karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacı karşı davalının, davalı karşı davacı aleyhine yaptığı icra takibinde yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili istendiği halde mahkemece yabancı paranın Türk lirası karşılığı üzerinden takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4- Mahkemece, asıl davanın reddedilen kısmı için davalı karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı ve davalı karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı karşı davalı yararına, üçüncü ve dördüncü bentlerde açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy