(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, bir daire satın almak amacı ile emlakçı olan dava dışı Engin Türkal'a başvurduğunu, Engin'in kendisini emlakçılık yapan davalı ile tanıştırdığını, davalı ile sözleşme imzaladıklarını, satın aldığı daire nedeniyle Engin Türkal'a komisyon ücretini ödemesine rağmen davalının aralarındaki sözleşmeye dayanarak hakkında takip başlattığını ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiş; 27.9.2004 gününde verdiği ıslah talepli dilekçesi ile sözleşmenin tellallık sözleşmesi niteliğinde olmadığı ve sonradan ilaveler yapıldığından bahisle borçsuzluğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin tavassutu sonucu davacının daire satın aldığını, sözleşmeye göre borçtan sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmeye komisyon bedeline ilişkin bölümün sonradan ilave edildiği kabul edilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan 10.3.2003 tarihli sözleşmede komisyon bedeli olarak 2.500.000.000 TL. ödeneceği kararlaştırılmış olup, davacı 3.8.2004 tarihinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde açıkça davaya konu taşınmazı satın alırken davalı ile aralarındaki böyle bir sözleşme düzenlediklerini, sözleşmeye itirazlarının olmadığını, ancak davalı komisyoncunun bu işte tek başına hareket etmediğini, diğer komisyoncu Ümit Kiveşle birlikte hareket ettiğini, sözleşmede komisyon ücreti olarak 2.500.000.000 TL. öngörüldüğünü, bu bedelin yarısını Engin'e yarısını da davalıya ödediğini, beyan etmiş olup, icraya verdiği 24.3.2003 tarihli itiraz dilekçesinde de komisyon bedelini davalı alacaklıya ödediğini beyan etmiştir. Bu beyanları kendisini bağlar. Davacı ödeme savunmasını yasal delilerle ispat edememiştir. Her ne kadar 27.9.2004 tarihli dilekçesiyle ıslah talebinde bulunduğunu beyan etmiş ise de usulün 83. ve devamı maddelerinde öngörüldüğü şekilde gererli harç ve masrafları yatırmadığı gibi karşı tarafa tebligatta çıkarılmamış olduğundan geçerli bir ıslah talebinin varlığından da söz edilemez. Kaldı ki davacının geçerli bir ıslah talebinin varlığı bir an için kabul edilmiş olsa dahi az yukarıda açıklanan kabul ve ödemeye ilişkin beyanları karşısında ıslah talebinin sonuca etkisi düşünülemez. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy