(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, 2.4.2001 tarihinde, davacı Kamuran'a ait 06 YUN 34 plakalı araç ile davalının sahibi olduğu maksi market otoparkına aracı bırakarak alışveriş merkezine girdiklerini, yarım saat sonra döndüklerinde aracın sol ön camının tamamen kırılmış olduğunu, sol kapı penceresinin alt kısmına saplanmış tornavida bulunduğunu aracın bagajında bulunan ve içersinde çeşitli evrak ve kıymetli eşya bulunan çantalarının çalınmış olduğunu, davalının, otoparkında bu tip olayları engelleyici yada caydırıcı güvenlik önlemi almadığını, müşterinin can ve mal güvenliğinin sağlamayan davalının sorumlu olduğunu, belirterek 750.000.000 TL. maddi, 500.000.000 TL. manevi tazminat takibinde bulunmuşlardır.
Davalı, şirkete ait park yerinin ücretsiz olduğunu, araçları koruma görevlerinin bulunmadığını, güvenlik görevlisi bulundurma mecburiyeti olmadığını, davacının ağır ihmali ve 3.şahsın kastının illiyet bağını keseceğini, otoparkta uyarı levhaları bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda manevi tazminat istemine ilişkin yeniden bir karar vermeye yer olmadığına, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.058.00 YTL maddi tazminatın ihtarname tarihi olan 4.5.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 388 maddesinde mahkeme kararlarının hangi hususları kapsaması gerektiği açıklanmıştır. Maddenin son fıkrasında; "hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen hak ve borçların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Düzenlemesi mevcuttur. Temyiz olunan kararda hüküm kısmının 4 nolu bendinde " davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre 350,00 YTL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, davacılara verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuş olup vekalet ücretinin kime ne için verildiği çelişkilidir. Bu yönü ile hüküm müphem olup HUMK 388 maddesinde öngörülen unsurları taşımadığından usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy