(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya elden 3.000.000.000 TL. borç verdiğini, karşılığında davalıdan 25.7.2002 tarihli belgeyi aldığını, davalının borcunu ödemediği gibi yapılan icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına % 40 inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya borcu olmadığını, davacının dayandığı belgedeki beyanın borç ikrarını içermediğini, aksine davacının kendisine olan borcunun ödenmesi karşılığında verilen belge olduğunu, ispat külfetinin davacıda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya borç verdiğini bildirip iddiasına dayanak olarak da 25.7.2002 tarihli tutanaktır başlıklı belgeye dayanmıştır. Uyulan bozma ilamında da belirtildiği gibi bu belge yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Dinlenen davacı tanıkları davalının davacıya borcu olduğunu yanlarında kabul ettiğini ve ne zaman ödeyeceğini sorduğunda da 5-10 gün sonra ödeyeceğini davalının söylediğini, keza diğer bir şahit de yine birlikte oturmaktayken davalının davacıdan senet imzalayalım, kağıt düzenleyelim dediğini belirtmişlerdir. Öyle olunca bu iki şahidin beyanlarından belgede yazılı paranın davalı tarafından davacıdan borç alındığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tanığı, davalı Hüseyin'in payını devretmesi karşılığı davalıya davacının bu parayı ödediğini bildirmiş ise de, ticaret memurluğu yazısında davalının ortaklık payını davacıya değil, dava dışı Hüseyin Kurt'a devrettiği anlaşıldığından bu şahidin beyanına itibar edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla davalı savunmasını kanıtlayamamıştır. Ancak, davalının 20.10.2003 tarihli delil listesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalıya savunması doğrultusunda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy