(4822 S. K. geç. m. 1)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, kredi kartı borcunu ödeyemediği için aleyhine icra takibi yapıldığını, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre yaptığı hesaba göre, fazladan ödenen 2.600.000.000 TL. nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, 7.1.003 tarihinde borcun kapatıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.428.727.377.TL. nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi Bu Kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki anaparaya, yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitte ödenir. Kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarıda yer alan hükme göre ilk taksitin ödenmesiyle durur ve son taksitin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, kanunun yayımı tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır. Hükmünü içerir. Bu geçici maddeden faydalanabilmek için her şeyden önce borcun, kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi, bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanması gerekir. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayımlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa başvurusunun bulunması gerekir.
4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, kredi kartı borçlarını yüksek faizler nedeniyle ödeyemeyen kredi kartı borçlularını bu zor durumlarından kurtarmak için borçların tasfiyesi ve ödenmesi amacı ile çıkarılmıştır. Çıkarılış amacına göre bir atıfet yasasıdır. Yasanın asıl amaç ve gayesi, kredi kartı borçlusu olan tüketicinin ödeyemediği borçlarının tasfiyesidir. Yasanın çıktığı tarihten önce borç ödenmiş ise veya yapılan ödemeler, bu yasanın öngördüğü şekilde hesaplandığında kredi kartı borçlusunun borcundan fazla ise, bu fazlalığın kredi veren bankadan tahsil edilmesi gayesi yasanın çıkarılış amacında olmadığı gibi, yasa metninde de fazla ödemelerin tahsili sonucunu doğuran bir ifade bulunmamaktadır. Öyle olunca yasa çıkmadan önce borç ödenmiş veya kredi borçlusunun yaptığı ödemeler yasaya göre hesaplanan borcundan fazla ise, kredi borçlusunun borçlu olmadığının tespitiyle yetinilip, fazla ödenen kısmın tahsil talebinin de reddine karar verilmelidir. Olayımızda davacı kanunun çıkmasından önce borcunu ödemiş ve alacaklı banka 7.1.2003 tarihinde alacağını aldığını takip dosyasından feragat ettiğini bildirdiğine göre davanın reddi yerine, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy